Arı sütü, 5 ile 15 günlük genç işçi arıların yutak üstü salgı bezlerinden salgıladıkları, kremsi beyaz renkte, keskin kokulu ve ekşi lezzette olan oldukça değerli bir besindir. Kovandaki en özel madde olan bu salgı, tüm arı larvalarının ilk birkaç gün beslenmesinde kullanılsa da, yaşamı boyunca sadece arı sütüyle beslenen tek canlı kraliçe arıdır.
Bu özel beslenme düzeni sayesinde kraliçe arı, normal işçi arılardan birkaç kat daha büyük bir gövdeye sahip olur, her gün kendi ağırlığı kadar yumurta üretebilecek bir doğurganlık kazanır ve sadece 45 gün yaşayan işçi arılara kıyasla 5-7 yıl gibi çok daha uzun bir ömür sürer.
Besinsel bileşimi açısından doğanın en güçlü mucizelerinden biri kabul edilen arı sütü; proteinler, temel amino asitler, B grubu vitaminleri, mineraller ve sadece arı sütünde bulunan 10-HDA (10-Hidroksi-2-Dekenoik Asit) adlı eşsiz bir yağ asidini içerir. İnsan sağlığı üzerinde bağışıklık sistemini kuvvetlendirici, hücre yenilenmesini destekleyici ve enerji seviyelerini artırıcı etkileriyle bilinir.
Ayrıca fiziksel ve zihinsel performansı geliştirmeye, kolajen üretimini destekleyerek cilt sağlığını korumaya ve hormonal dengeyi düzenlemeye yardımcı olan biyolojik açıdan aktif bir takviye edici gıdadır.